Ateş...
"Ateş de aşk ve ölüm gibi, sadece öz nefiste idrak edilebilecek tecrübelerden.Kimse kimsenin yerine yanmıyor ve kimsenin yangını kimsenin yangınına uymuyor."
Mor Mürekkep/Nazan Bekiroğlu
:Bazen akordeonun ritimlerinde,bazen kemençenin tellerinde,bazen de neyin nefesinde diyar diyar sürgün bir son zaman Hatime'si olmanın adı!Uzunyayla'nın bağrında bir Çerkes kızı...Beyan-ı hal:Hal lisanı ile kalbin konuştuğu,aklın sustuğu yer...
"Ateş de aşk ve ölüm gibi, sadece öz nefiste idrak edilebilecek tecrübelerden.Kimse kimsenin yerine yanmıyor ve kimsenin yangını kimsenin yangınına uymuyor."
Mor Mürekkep/Nazan Bekiroğlu
"..Bu ışığın anlamını çözdüğüm an,korkarım o ait olduğum,o ayrı düştüğüm,o özlemiyle ne olduğunu bile tam bilemediğim bir yangını gönüllü yüklendiğim,kapısını,anahtarını temelli kaybettiğim yeri çözebileceğim.İhtimal kendimi de,onları da.."
Nazan Bekiroğlu/Nun Masalları'ndan..
-Sussam ve hep sen konuşsan her kelimen eksiksiz beni anlatıcak-
Arkaş'ın günlüğü, Kaknüs yayınlarından çıkmış son derece ilginç bir roman. Alışılmış romanlardan oldukça farklı olarak bu romanda hemen hiç olay ve konuşmaya rastlamıyoruz. Arkaş’ın günlüğü, Arkaş'ın tarih belirtmeden sadece gün ismi yazarak aktardığı günlüklerden oluşuyor. Yazdığı her cümle okuyucuyu derin düşüncelere sevk ediyor ve birçok soru işaretiyle karşı karşıya bırakıyor. Bazı günler Arkaş gün isminin altına sadece sessizlik yazıp bırakıyor. Onun sessizliği,içinde haykırışları düşünülmüş, söylenmiş sadece yazıya geçirilmemiş cümleleri barındırıyor.(özeti haz:Bircan ÜNAL)
ZAMANIN KİTABI
Zamanın uzun tünelinde nesin ki sen,
geçmişin yankısı, geleceğin sedasından gayrı?
doğmadan önce yazılmıştı senin yazgın,
öncesi ve sonrasıyla hayatın.
Ne doyacak açlık vardır orada, ne uyuyacak ölüm,
ne de doyuma ulaşacak aç gözlülük.
insanlar sırlarıyla şaşkın,
bilselerdi keşke
onlarda varolan esrarı...
Mihail Nuayme
( 1889 - 1988 )