MUHABBET ZİNCİRİ
-Dünya mecazında kaybolanlara-
Gülün adı;lal olur,hicran olur,aşk olur.
Düğümlerin en güzelini Peygamber-i Zişan atmış zamanında.Hikayeler hep birbirine benzer ya hani.O’nun hikayesi hiçbir hikayeye benzemiyor.
…
İnanan-inanmayan herkes “Emin” diyordu O’na.Herkes gibi beşerdi,öncelikle bunun bilinciyle geçiriyordu günlerini.Sonra, hep yanıbaşında olan bir Hatice’si vardı ki; onu seviyor severken de muhabbetin en saf şekliyle bir zevcin nasıl olması gerektiğinin örneğini sergiliyordu çevresindekilere.Bir zaman sonra, hanesini çocuklarının şenlendirişi ile şefkatin doruklarına çıkan bir baba olmuştu Nebi Aleyhisselam.Ahlakın en güzel örneği O’nda toplanmıştı.Toplumda sade bir fertken de; evinde bir eş,bir baba,bir dedeyken de; çölün kavurucu sıcağında gölgesine sığındığı hurma ağacının altında dostu Ebu Bekir’le sohbetlerinde ve nicelerine arkadaşken de seviliyordu.Özünde Mevla’nın nurunu taşıyordu çünkü.
'Elektrik almak' da neydi,bilen yoktu o zamanlar.Bir tek muhabbet vardı ,Mevla’nın kalplere öbek öbek yerleştirdiği.
Dedik ya düğümlerin en güzelini Peygamberimiz atmış diye; muhabbet düğümü bu bahsettiğimiz.Kırılıp dağılmayan,kopup parçalanmayan bir muhabbet zinciri…Kısaca şöyle hikayesi:
1“Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ-, Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e sorar, evliliklerinin ilk zamanlarıdır:
“– Beni seviyor musun?”
Cevap:
“– Evet.” olur.
Soru cilvelenir:
“– Nasıl?”
Cevap dalga dalga vurur sahili:
“– Kördüğüm gibi…”
Yıllar geçer. İlk zamanlar koşuda eşini geçen ceylan kız büyümüş, olgunlaşmıştır; bu kez yenilir yarışta… O zamanlar işte, sorar yine:
“– Kördüğümden ne haber?”
“– İlk günkü gibi…” der Sultânu’l-âşıkîn.”
…
“Vav”dedim, dokunur musun yanağımdan?
“-Yanağına ben dokunamam” ,dedi.
Sarsıldım kaldım .Peki dedim, kim dokunacak?
“-Bir “Ayn” vardı zahmetliydi onunla yoldaşlığın,rüzgarını savura savura geçti gitti yanağından. “Şın” ile münasebetin çiçeklerin tazelendiği bir bahar sabahındaydı.Gayrı o hak “Kaf”ın hakkıdır.”
Vardım arz eyledim kelamımı “Kaf”a:Aşk bahsinde gelmedi mi sıra sana?
Dedi:“-Yanağın kalbinin remzidir;ben dokununca yanağına,kalbini sardı bir şavk-ı rana.Baksana a şaşkın, kalbindeki aşktan al al olmuş yanağına .Mevla’nın şavkından kendinden geçmişsin.Gönlündeki yüzüne yansımış habersizsin.Ben bahsi tamamladım, var gayrısını kendin tamamla.”
…
Söz söze benzemesin dedik.Bir gün “Mim”oldu konuştuğumuz,bir gün “Te”.Rab bilinmek istiyordu,gizli bir hazineyken aşikar olup dillerde anılmak istiyordu.Seherlerde kuşlar,akşam vakti ağaçlar,heybetleriyle gözleri hayrete düşüren dağlar;gözümüzün gördüğü,kulağımızın işittiği,aklımızın erdiği herşeyle ve bilmediğimiz,hissetmeye dahi kudretimizin yetmediği hadiselerle biz hep Seni anıyorduk.Gördüklerimizde Sen vardın,duyduklarımızda Sen!Birbirimize baktıkça muhteşem hazineni seyrediyorduk.İlham Sendendi,ışık Senden!Aşk Sendendi,muhabbet Senden.Sen varken ne o vardı, ne de ben.Biz, kalplerimize sunduğun hazinenin endamını, şeklini, esasını hayranlıkla seyrederken kendimizi unutuyorduk.Konuşurken dilimiz mi konuşuyor,kalbimiz mi bilmiyorduk.Baldan tatlı birşeydi muhabbet.İnsanın içini ısıtıyor; bazen hasrete düşürüyor,bazen doyulmaz anlara daldırıyordu.Biz birbirimizde Seni görürken geriye sadece muhabbet kalıyordu.“Mim”le başlıyorduk, “Te” ile bitiyordu.
…
Gel zaman git zaman harfler sırası geldikçe konuştu,sustu;duruldu,coştu.Ortada tamamlanacak bir şey yoktu.Mevla’nın muhabbetini kalbinde taşıyanlar, Mevla'yı andıkça çokluğa karışıyorlar,çokluktan birliğe varıyorlardı.Kördüğüm gibiydi sevda.Zincirleri günden güne artıyordu.Kopmuyordu çünkü özünde Hakkın nurunu taşıyordu.Tükenmiyordu çünkü Allah’ın hazinesi tükenmiyordu.
…
Bahisler bahisleri kovaladı,günler günleri..Böyle döküldü kelam,böyle kuruldu nizam.Mevla söyletti; yazdı kalem. “Elif'i sen mi sevdin? diyordu Ömer Baba?Oysa ki aşkına erdirmek için karşımıza çıkardığın bunca mecazın içinde tek gerçek Sendin.Seven de Sendin Rabbim,sevdiren de.Gözümüzün önündeki yalnız Senin hakikatindi.Cemalinin yansımalarını seyrederken aldığımız her soluğa şükrediyor; Kur’an’ını rehber,Habibini yoldaş ediyorduk.Yolumuz uzundu, çileliydi.Ama biliyorduk ki aşk Senden olunca kusur kalmıyor,eksik görünmüyordu.
Hatime AKYOL
1Ayşenur Vural/Kabus
0 yorum yazılmıştır