:Bazen akordeonun ritimlerinde,bazen kemençenin tellerinde,bazen de neyin nefesinde diyar diyar sürgün bir son zaman Hatime'si olmanın adı!Uzunyayla'nın bağrında bir Çerkes kızı...Beyan-ı hal:Hal lisanı ile kalbin konuştuğu,aklın sustuğu yer...

DÜŞ BAHÇESİ

20/8/2008 · Kategori: cesitli yazilarim

Kırık damlaların cama çiseleyişini izlerken buldu kendini.Penceresinin önünde küçük gövdesiyle ateş çiçeği,sanki olmuş bir nar çiçeği...Damlalar düştükçe tane tane mavi buhurdanın ferahlığı yayılıyordu ciğerlerine.İçi emsalsiz bir temenna ile doluyordu.Uzaktan bir el...Onu gördükçe gülümsüyor,hayalinde canlanan selama kendisi de aynı muhabbetle selam ediyordu.
Üzerine beyaz eteğiyle beraber zeytin yeşili ceketini giyerek yola koyuldu.Sokaklar yağmurun şirin ıslaklığıyla yıkanıyorken şehir o sessiz silüetine büründüğünün farkında bile değildi.Kediler sağa sola kaçıyor,kuşlar yarı ıslak şakımaya devam ediyor,ilerdeki köşe başında minik bir köpek yavrusu kıvranıp duruyordu.Ah ne yapmalı bu yumurcağı acaba?Kendini nasıl da sevdiriyor.Bir ekmek parçası bulsa hemen ağzına atacak.Biraz da kirlenmiş ama olsun.Kıpır kıpır mübarek.
-Gitmem lazım yumurcak,gitmem lazım.Sen nasılsa burda,her zamanki köşende biri karnımın açlığını giderir mi diye bekleyeceksin.
Bugün epey yorulacaktı belli ki.Ellerinde yüklü çantalar, şimdiden yorulmuştu.Belediye otobüsü neyse ki biraz olsun imdadına yetişmişti durakta beklerken.Erkenden bindiği için çok kalabalık yoktu otobüste.Girişte sağdan üçüncü tek kişilik koltuğa oturdu.Çantalarını da bıraktı önüne.Yolculuk boyunca, yaprakları sararmış kitabının sayfaları arasında gezindi gözleriyle buluşan ruhu.Okurken öyle bir yere gelmişti ki gülse mi ağlasa mı karar veremedi.
Kasabadaki eczacının aklına yine o akıl almaz fikirlerinden biri gelmişti.Şimdiye kadar hiç tedavisi yapılmayan bir hastalığı tedavi etmenin kendilerine ve kasabaya ün getireceği düşüncesiyle doktoru iknaya çalışmış ve sonunda muvaffak olmuştu.Kasabadaki otelin seyisliğini yapan topal genci ameliyat olmaya ikna etmek kalıyordu geriye.Tüm kasaba halkı da bu konu da seferber olunca zoraki kabullenmişti başına gelecekleri topal genç.Doktor, ameliyat için gerekenleri temin edip gerekli araştırmaları da yaptıktan sonra gencin topal bacağını umduğu gibi bir bıçak darbesiyle düzelteceğini zannetmişti ki işin hakikatte öyle olmadığı anlaşıldı.Geçen günlerin,haftaların ardından topal da olsa bir bacağa sahip olan genç seyisin ayağını kesmek zorunda kaldılar.Böylece bir şöhret arzusu da kesilen bacakla beraber kesilip atılmıştı.
Başını kaldırıp pencereden baktığında ineceği yere yaklaştığını farkederek toparlanmaya başladı.Durağa geldiğinde paldır küldür bir inişi vardı ki acelesini ele veriyordu.Koşar adım arkadaşının kendisini bekleyeceği yere gitti.Yağmur öyle bir hızlanmıştı ve dolu dolu yağıyordu ki yavaş gitse kesin sular içinde kalacaktı.Hızlı adımlarla arkadaşının kendisini bekleyeceği yere doğru ilerledi.Onu her zamanki gibi vaktinden evvel buluşacakları yerde buldu.Beraber,dünden hazır ettiği ders zarfını hocasına göndermek üzere çay bahçesinin yakınındaki postaneye gittiler.Zaman kendi çemberinde yol aldıkça da yağmur yerini güneşin uyanışına bırakmış,uykusuna çekilmişti çoktan.İşlerini bitirip çay bahçesine uğrak vermeyi düşündüler.İkisi de kahvaltı yapmadıkları için sıcacık puaçalar alıp çay içme fikriyle düşlerine konu olmuş düş bahçesine ak gerdanlı güvercinler gibi konuverdiler.Çaylarını yudumlarlarken ruhları yeni hayaller peşindeydi.
-Sahi Nihal,bundan bir beş yıl sonra da kanunun "utangaç" nağmeleriyle nazenin iki dilber mahcupluğuyla şarkılar dinliyor olur muyuz?
-Tek farkla ak gerdanlı güvercinim,canım dostum,tek farkla!Yanında ben olmayacağım ama yeri doldurulamayacak bir can parçası bulacaksın.
-Aa ya sen Elif!Sen ne yapacaksın kuzum!
-Benim vefakar,cefakar dostum!Beni yalnız görmeye yüreğin elvermedi değil mi?Aklın yolu bir ak güvercinim,senin gibi bir dostum bana dualar ediyorken yalnız kalabilir miyim sence?

Hatime AKYOL

(20 Ağustos 2008 Çarşamba 01:00)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:mizahcafe | Tarih: 2008-10-04 21:31:57
Konu: mrb

Hayırlı akşamlar arkadaşım.Nasılsın...

Bağlantı»